İlmî ve Fikrî Faaliyetler


            Abbasî devletinin siyasi sahadaki böylesi karışık ve zayıflığına rağmen, Hicri 4. asır, özellikle felsefî ve kültürel hareketler açısından oldukça canlıdır.45 
Bunda halifeler ile üst düzey devlet adamlarının rolü büyük olmuştur. Çünkü bazıları bu tür faaliyetlere ya bizzat iştirak etmişler veya meclislerde hazır bulunmuşlardır.
46 

          Ancak bu dönemde çeşitli mezhepler ortaya çıkmış, zaman zaman bu mezhepler halifelerin aleyhinde bulunmuşlar, böylece bazen iç savaşlara ve siyasi karışıklıklara yol açmışlardır.
47

          Bu dönemde, zikre değer önemli bir fikrî özellik Nübüvvet ve Uluhiyyet iddialarının ortaya çıkmasıdır.
48

          Yine bu dönemde, büyük kütüphanelerin inşaası da ilim hayatına canlılılk getiren faktörlerdendir.
49

          Hicri 4. asırda İslamî ilimlerin muhtelif dallarında kıymetli alimlerin yetişmiştir. Bunlardan bazıları şunlardır. 

Ebu Cafer et-Tahavî (321/933);
İbnu Ebi Hatim er-Razî (327/939), 
İbnu Hibbân el-Bustî (354/965); 
Bezzar (354/965)
Taberanî (360/971), 
Râmehurmuzî (360/971); 
İbnu Adî (365/976) 
Darekutnî (385/995), 
Hattabî (388/998)
Ebu Abdullah İbnu Mende (395/1005) ve diğerleri.
50

          Bu dönemde fıkhî mezheplerin yanında, Muhammed b. Cerir et-Taberî (360/923) ile Zâhiriyye ve İmamiyye mezhepleri de taraftar bulmaya başlamıştır.
51

          Tefsir sahasında kendisinden önceki tefsir çalışmalarının hemen hemen hepsini içine alan, hiç şüphesiz bu dönemdeki tefsir faaliyetinin en büyük mahsulü İbnu Cerir et-Taberî’nin Câmiu’l-Beyân fî Tefsîri’l-Kur’an adlı eseridir. Taberî bu eserle rivayet tefsirinin temelini atmış ve kendisinden sonra pek çok müfessire kaynaklık etmiştir.
52

          Tasavvuf anlayışı hicri 3. asırda olduğu gibi, bu dönemde de Kitap ve Sünnet merkezli yaşanmakta ve anlatılmaktadır.
53 

          Yine bu dönemde tasavvuf sahasında tasavvuf ehlinin akaidini şerhedici kitaplar telif edilmiştir.
54 

          Bu eserlerde sûfîlerin takip etmesi gerekli usul ile yakîn ehlinin makam ve halleri gibi konular incelenmiş, velayet, keramet, fena, tevhid ve marifet gibi meselelerde görüşler beyan edilmiştir.
55

          Ebu Talib el-Mekkî de, işte bu şartlar içinde eserini yazmıştır. Hiç şüphesiz eserin şekillenmesinde bu şartların ciddi etkisi olmuştur..