Vefatı 


            Mekke ve Basra gibi önemli merkezlerde yaşayan Ebu Talib el-Mekkî, ömrünün son yıllarında Bağdat’a geldi. Bu yıllarını Bağdat’ta vaizlik yaparak geçirdi. 

          Kaynaklarda Bağdat’ta tesirli vaazler yaptığı anlatılmakta ve kısa zamanda etrafında dinleyenlerinin çoğaldığı belirtilmektedir.
56 

          İbnu Kesîr, ömrünün sonlarına doğru hastalandığını, talebesi Ebu’l-Kasım b. Serrat’ın vefatına kadar Ebu Talib’le alakasını devam ettirdiğini, Mekkî’nin hastalığı esnasında devamlı yanında bulunduğunu; onun cenaze ve defin işlerini de üstlendiğini ifade etmektedir.
57 

          Zikredilen kaynaklardaki bilgilere göre Ebu Talib’in kaç yıl yaşadığını kestirmek bir hayli güçtür. Ebu Talib el-Mekkî’nin terceme-i hâlini yazan kaynaklar, onun vafatının 6 Cemaziyelâhir 386/996 tarihinde olduğu hususunda ittifak halindedirler.
58 İbnu Hallikân’ın belirttiğine göre de, Ebu Talib, Bağdat’ın doğusunda bulunan Malikî mezarlığına defnedilmiş olup, kabri ziyaret edilmektedir.59

          Hatta İbnu’l-Cevzî (597/1200) ve İbnu Kesir (774/1372) Ebu Talib el-Mekkî’nin talebelerinden olan Ebu’l-Kasım b. Bişrân’ın, Mekkî’nin vasiyetine uyarak, cenazesi üzerine şeker ve badem saçtığını nakletmektedirler.
60