Eserin Önemi


          Evvela eser, Ebu Talib el-Mekkî’nin günümüze kadar gelebilmiş tek kitabı olması hasebiyle, Mekkî ve görüşleri hakkında müracaat edebileceğimiz yegane kaynaktır. 

          Bu eser sayesinde Ebu Talib’in görüşleri hususunda sağlıklı bilgiler alabiliyoruz. Ayrıca Ebu Nasr es-Serrac’ın (378/988) el-Luma ve Ebu Bekir Kelâbâzî’nin (384/994) et-Taarruf ile birlikte hicri 4. asır İslam Tasavvufunun gerek malzeme gerekse metod bakımından önemli kaynağını oluşturmasından dolayı da eserin ehemmiyeti bir kat daha artmaktadır. 

          Esasen başta Gazzali olmak üzere pek çok meşhur alimin yazdığı eserlere kaynaklık etmesi, Kûtu’l/Kulub’un önemini anlamaya yetmektedir.

          Sûfîlik ve seyr-i sülûk hakkındaki geniş malumatın yanı sıra, Kûtu’l-Kulûb, Ebu Talib el-Mekkî’den önce yaşamış Hasen-i Basrî (110/728), İbrahim b. Edhem (161/777), Ebu Süleyman ed-Darânî (215/830), Ebu Yezîd el-Bistamî (234/848), Zunnûn Mısrî (245/859), Ebu Saîd el-Harraz (277/890), Sehl et-Tusterî (283/896) ve Cüneyd (297/909) gibi pek çok zahid ve sûfîlerin görüşlerini de içermektedir. 

          Bu durum, Kûtu’l-Kulûb’u adı geçen zahid ve sûfîlerin görüş ve düşüncelerini bilmek ve öğrenmek isteyenlerin uzak kalamayacağı bir kaynak hâline getirmektedir. 

          Öyle ki İbnu Hacer el-Mekkî’nin şöyle dediği nakledilir: “Mürşidi olmayan bir kimse şu dört kitapla amel edecek olsa kendisine kafi gelirdi. Bu kitaplar şunlardır:

          1-İmam Kuşeyrî’nin Risâle’si,
          2-Ebu Talib el-Mekkî’nin Kûtu’l-Kulûb’u 
          3-İmam Gazalî’nin İhya’sı
          4-Sühreverdî’nin Avârifu’l-Meârif’i.

          Ayrıca sûfînin sülûk ahvalini anlatmasının yanısıra, mutasavvıfların Kur’an ve sünneti nasıl anladıklarını ortaya koyması ve sûfîlerin önemle üzerinde durduğu, marifet, feraset, zâhir ve bâtın ilimlerini genişce açıklaması, bu ilimlere ulaşma yollarını göstermesi ve bol örneklerle bunun mümkün olduğunu ortaya koyması, eserin önemini bir kat daha artırmaktadır.