Eserin Kaynakları


          Ebu Talib Mekki (rah), pek çok alim ile beraber olmuş, bir çok arif, salih, kamil insanla sohbet etmiş, feyiz alış verişinde bulunmuştur. 

          Kendisine büyük hürmet gösterip sözlerini naklettiği önceki büyüklerin başında Hasan-ı Basrî (rah) gelir. Çünkü onun hakkında şöyle der: “Bu ilmin metodunu ilk defa ortaya koyandır odur.” 

          Bu ilimde imam kabul ettiği Hasan-i Basrî için ayrıca şunları söyler: “Onun izini takib ederiz, yoluna uyarız, ışığından aydınlanırız. Bu ilmi biz ondan imamlar vasıtasıyla elde ettik.” 

          Ebu Talib el-Mekkî eserinde, Hasan-i Basrî’ye ait pek çok haber, örnek ve söz nakletmiştir. Yer yer onun şahsiyyetiyle ilgili bilgiler vermiştir. Bunların dışında Hasan-i Basrî’nin sözlerini şerh etmiş; yanlış anlaşılacak sözleri ve manaları düzeltmiştir. 

          İbrahim b. Edhem de Ebu Talib’in sözlerine müracaat ettiği sûfî şeyhlerden birisidir. Mekkî’ye göre, İbrahim b. Edhem de bu ilimde imamdır ve nübüvvet derecesinin bir alt mertebesi olan hullet makamındadır. Ebu Talib el-Mekkî eserinde onun bazı dua ve münacaatlarını rivayet ettiği gibi, sözlerinden de iktibaslarda bulunmuştur.

          Bu iki ünlü isimden sonra, Sehl et-Tüsterî gelmektedir. Ebu Talib el-Mekkî’nin Tusterî’yle olan alakası bu iki sûfî alimle olan ilgisinden daha kuvvetlidir. Ondan bahsedişi, öğrenci veya müridin şeyhinden bahsedişi gibidir: “O, imamızdır, şeyhimizin şeyhidir. O, alimimizdir ve hiç kimse onun faziletinden şüphe etmemiştir.” 

          Mekkî bazen, Tüsterî’nin sözünü naklettikten sonra şöyle der: 

          “Bu, onun dediği gibidir, sözümüz onun sözüne tabidir.” 

          Ebu Talib el-Mekkî Tüsterî’nin yanlışlıkla Hz Rasulullah’a (s.a.v) nisbet edilen sözlerini bilip, tashih edecek kadar derin ilmî kültüre sahiptir.

          Görünen odur ki, Ebu Talib kitabını “el-Kût” diye isimlendirmesinde de Tüsterî’den etkilenmiştir. Şöyle ki, iki gündür hiç bir şey (azık) bulamayan birisi Mekke sokaklarında Tüsterî’yle karşılaşır ve: “Ya üstad, azığa ihtiyacım var!” der. Bunun üzerine Tusterî 
          
          “Azık (kût) Allah’dır, der. Mürid: “Bedeni ihtiyacımı giderecek bir azık istiyorum!” demesi üzerine, Tüsterî: “Cesetlerin hepsi Allah Azze ve Celle ile ayakta ve hayta durur. Sen Ona yönel, sana yeter!” cevabını verir.

          Sehl et-Tüsterî’nin bilgileri Ebu Talib el-Mekkî’ye iki esas yoldan gelmiş olmalıdır. Birincisi, umumi manada sûfîlerin sözlerini toplayan ravi ve kaynaklar kanalıyla. İkincisi de, Sehl b. Abdullah et-Tüsterî’ye talebelik yapmış olan İbnu Salim yoluyla.