|
Müellifin Mezhebi |
Ebu Talib el-Mekkî’nin özellikle fıkhî problemlerdeki mezhebi konusunda kaynaklarda açık bir ifadeye tesadüf edemedik ama, tarihi bazı malzemeler onun Malikî mezhebinden olduğunu gösterir mahiyettedir. Zira, Ebu Talib’in de nisbet edildiği Salimiyye fırkasının bazı mensupları Makdisi’nin (380/990) belirttiği gibi Malikî mezhebindendir. Şeyhleri Sehl et-Tüsterî de Malikî’dir. Ebu Talib el-Mekkî de bizzat Malikî mezarlığına gömülmüştür.100 Bu sebepten olmalıdır ki, İmam Suyutî (911/1505) onu Malikî imamları arasında görmektedir. Ebu Talib’in Malikî olduğu şeklindeki yaygın bir kanaat vardır fakat, bu hükümü ihtiyatla karşılamak gerekir. Çünkü o, fıkhî konulardaki bazı görüşlerinde Malikî mezhebine muhalefet etmiştir. Mesela Cumanın kılınabilmesi için kırk kişinin bulunmasını şart koşmuştur. Bilindiği gibi, bu görüş İmam Şafiî (204/819) ve Ahmed b. Hanbel’e aittir. Yine o, Besmele’nin Fatiha ile birlikte gizli olarak okunması gerektiğini ileri sürmüştür. Bu görüşünde, Ebu Hanife’ye (150/767) muvafık olduğu halde, İmam Malik’e (179/795) muhaliftir. Aynı şekilde Ebu Talib el-Mekkî teşehhütte İmam Malik’in tercih ettiği sigalara muhalif okuyuşu kabul etmiştir. Ayrıca Ebu Talib’in “İnsanların tek bir mezheple fetva vermesi, o mezhebin sözünü tercih etmesi, her hususta onu anlatması ve ona göre derinleşmesini” selef zamanında görülmeyen muhdes/sonradan ortaya çıkan işlerden kabul etmesi de bunu desteklemektedir. Taklidi kerih gören Ebu Talib buna sadece zaruret hâlinde, cahil ve avam kimseler için cevaz vermiştir. Bazı kaynaklar onu “Salimiyye” mezhebine nisbet etmekte ve hatta İbnu Salim’den sonra bu mezhebin Basra’da görüşlerini geliştiren ve yayan kişi olarak nitelendirmektedir.101 |