|
Tasavvuf İlmi ve Kûtu’l-Kulûb |
Çeşitli vesilelerle de temas ettiğimiz gibi, Kûtu’l-Kulûb, h. 4. asırda, Ebu Nasr es-Serrac’ın “Luma”sı ve Kelabazi’nin “Taarruf”u ile birlikte sünnî tasavvufun en güzel temsilciliğini ve rehberliğini yapmıştır. Hâlen de yapmaktadır. Eserde, tasavvufla ilgili bütün ilim, ısıtalah, usul, metod, edeb ve örnekler mevcuttur. Bu bakımından en önemli kaynaklarından birisidir. Nitekim bu özelliğinden dolayı, eser, Abdülkadir el-Geylanî, Gazâlî ve Sühreverdî gibi tasavvuf tarihinin ünlü simalarının mürcaat ve kaynak kitabı olmuştur. Tarikatın incelikleri konusunda benzerinin tasnif edilmediği söylenilen121 ve tatbiki tasavvufun örnekleriyle dolu122 bu eser, seyr u sülûkle sûfîlerin yollarının bölümlerini tarif etmekte, bu yola sulûk edenlerin mükellef oldukları mücahede ve mualemeler ile, yükselecekleri makam ve menzilleri anlatmaktadır. Hikemu İbnu Ata şarihi İbnu Abbâd en-Neferi eser hakkında şöyle demektedir: “Ebu Talib’in kitabı, mutlaka müracaat edilmesi gereken bir eserdir. Onun gibi bir kaynak elimizde mevcut değildir. Çünkü bu kitapda tasavvuf ilminin kapalı manaları açıklanmış, sahih manalar güzel ifadelerle ortaya konmuş, ariflerin ilimlerinin usul ve furuu zikredilmiş, mesele ve fasılları anlatılmıştır. Sanki o, fıkıh ilmindeki “el-Müdevvene” gibidir. O, başka eserlerin yerlerini tutar ama, başka eserler onun yerini tutamaz.”123 Biz burada selefin görüş ve uygulamalarıyla dolu bu eserin tasavvuf ilmindeki yerine böyle genel ifadeler halinde işaret etmekle yetineceğiz. Çünkü, tesirleri bölümünde anlatacağımız bilgiler de bu hususa ışık tutacak niteliktedir. |