|
Tesirleri |
Tasavvufta Hasan-ı Basrî’yi imam kabul eden ve bu ilmi din bilginleri vasıtasıyla ondan elde eden Ebu Talib el-Mekkî, Kûtu’l-Kulûb’u telif etmiş ve bu kıymetli eserinde tasavvufî araştırmalar sahasında bazı yenilikler yapmıştır. Şöyle demektedir: “Önceki alimlerin etrafında toplandıkları ilimler vardı. Bu ilimler zamanla ve özellikle de günümüzde kayboldu. Bu ilimlerin bir kısmını bölemler hâlinde kitabımızda zikrettik, onlar için bazı kaideler koyduk.” Çok sayıda tarihçi ve sûfî tarafından “zahid, çok ibadet eden, salih bir insan”124 “İslamın ileri gelenlerinden ve dinin direklerindendir”125 “O, va’z ve tasavvufta tatlı bir dile sahiptir”, “O, sufi taifesinin şeyhidir.”126, “O, şeriat ve hakikatın şeyhidir.” “Zevk ve vecd ehlinin efendilerinin efendisidir.”127 şeklindeki sıfatlarla nitelendirilen Ebu Talib el-Mekkî’nin kendisinde sonra gelen pek çok alim ve özellikle sûfîler üzerinde etkili olması, bu ilim, irfan ve faziletinin bir sonucudur. Safedî’nin tarihinde zikretmiş olduğu şu söz, bu kitabın sûfîlerin nezdindeki kıymetine işaret eden misallerden sadece birisidir: “Seriyakus tekkesinde şeyhlerin şeyhi, şeyh Mecdüddin el-Aksarâî’nin yanında Kûtu’l-Kulûb’un acemli bir veli tarafından yazılmış tek cilt hâlindeki nüshasını bir çok defalar gördüm. Onun gibisini hiç görmemiştim. Bana satacak olsalardı, onu üçbin dirheme satın alırdım. Fakat o kitabın, Kerimüddin tekkesine vakfedildiğini zannediyorum.”128 Oldukça kıymetli olan bu eser, zamanla, çeşitli İslam beldelerinde yaygın hale gelmiştir. Mesela çok erken vakitlerde Muhammed b. Halef el-Emevi el-Endelusî tarafından ihtisar edilen Kûtu’l-Kulûb, Mağrib’de, Endulus’te, Mısır’da yaygın hale gelmiş, pek çok sûfî onu okumuş ve ondan etkilenmiştir. Bunlar içerisinde Abdülkadir el-Geylanî, Gazalî ve Sühreverdî gibi tasavvuf ilminin ünlü simalarıyla, Şazeliyye tekkesi şeyhlerini görmekteyiz.129 Kuşeyri’nin Risalesinde Kûtu’l-Kulûb ve Ebu Talib el-Mekkî’ye ait hiç bir bilgiye tesadüf edemedik. Fakat, Risale üzerinde çalışma yapan Prof. Dr. Süleyman Uludağ, Kuşeyri’yi de tasavvufu anlama bakımından, Kelabazî ile birlikte geniş ölçüde Ebu Talib’e benzetmiş ve Kûtu’l-Kulûb’u Taarruf gibi Risale’nin kaynakları arasında saymıştır.”130 Bunlar dışında, İbnu Receb el-Hanbelî (795/1393) “Ameller niyyetlere göredir” hadisinin şerhinde, İbnu Cerir et-Taberî ile birlikte, ilk dönem alimlerinden saydığı Ebu Talib el-Mekki’nin sözüne de müracaat etmiştir.131 Şah Veliyullah ed-Dehlevî de, (1176/762) dinde taklit hadisesinin sonradan çıktığı fikrini, Ebu Talib el-Mekkî’den yaptığı nakille te’yid etmiştir.132 Kendisinden sonra yazılan her ahlak kitabının mutlaka kaynakları arasında ismi zikredilen el-Mekki’nin, özellikle İmam Gazâlî (rah) (505/1111) üzerindeki tesiri kendisini tanımaya yeter. |