BEŞİNCİ BÖLÜM
GÜNLÜK OLARAK OKUNABİLECEK
SEÇİLMİŞ DUALAR


          Sabah namazından sonra okunacak geniş manalı bazı dualar vardır ki bunlar, çeşitli rivayetlerle bize ulaşmıştır. 

          Rivayet edildiğine göre; Hz. Peygamber (s.a.v), Efendimiz dua etmeye Subhâne Rabbiye’l-aliyyi’l-a’le’l-Vehhâb diyerek başlardı.211

          Duadan önce şunları da okuyordu:212

          Bize rivayet olunduğuna göre Rasulullah (s.a.v), Hz. Aişe’ye: “Kısa ve içinde bütün hayırları toplayan şu duayı okumaya devam et” buyurdu.213



          Enes b. Malik’ten rivayet edildiğine göre; Rasulullah (s.a.v), Hz. Fatma’ya şöyle buyurdu: “Sana tavsiye ettiğim şu duayı okumana engel olan nedir?”214


          
        Rasulullah (s.a.v), Hz. Ebu Bekir’e şu duayı öğretmiştir:




          İbn Ömer’den rivayet edildiğine göre Cebrail (a.s), Hz. Peygamber’e (s.a.v) gelerek şu duayı öğretmiştir:



          İbnu Ömer demiştir ki: “Hz. Peygamber (s.a.v) şu duayı akşam sabah okumaya devam ederdi.215
 



          Büreyd el-Eslem demiştir ki: Rasulullah (s.a.v) bana: 

          “Ey Büreyd! Sana Allah’ın, hayra layık olanlara öğrenmeyi nasip ettiği ve onların da bir daha unutmadıkları bir duayı öğreteyim mi?” buyurdu. Ben de, “Evet, Ya Resulallah” dedim. “O dua, şudur, onu oku.” buyurdu:216



          Bize nakledildiğine göre; Ebu Malik el-Eşcaî şöyle demiştir: Babam bana dedi ki: Biz sabahleyin Hz. Peygamber’in (s.a.v) yanına giderdik. Bazı kadın ve adamlar gelerek: “Ya Resulallah, sabahleyin hangi duayı okuyalım? Diye sorarlardı. Efendimiz: “Şu duayı üç defa okursunuz. Bu, dünya ve ahiret hayrını elde etmenize sebep olur.” buyurdu.



          Ebu Zur’a demiştir ki: Bana Ebu Hureyre (r.a) hem yazılı ve hem de şifahî olarak şunu bildirdi: Kim sabah-akşam şu duayı okursa şeytan ona bir zarar veremez:



          Bize Ömer b. Abdulaziz, ona da Muhammed b. Ubeydullah şu olayı nakletmiştir. Ebu’d-Derda’ya:

          -Evin yandı, denildi. O:

          -Hayır, Allah buna izin vermez, dedi. Biraz sonra bir adam gelerek: 

          -Ey Ebu’d-Derda, evin tutuşur gibi oldu, ama biraz sonra ateş hemen söndü, dedi. Bunun üzerine o: 

          -Ben bunu biliyordum, dedi. Ona: 

          -Her iki sözün de çok hayret verici, denilince şu karşılığı verdi: 

          -Rasulullah’ı (s.a.v) şöyle buyururken dinledim. “Kim şu duayı gece veya gündüz okursa ona hiçbir şey zarar vermez.” Ben de onu okumuştum. Dua şudur:



          Bize rivayet olunduğuna göre; Ebu’d Derda şöyle demiştir. “Her gün yedi defa: Hasbiyellah Lâ ilâhe illa Hüve aleyhi tevekkeltü ve Hüve Rabbül Arşil Azîm diyen kimsenin Allah, ahiret işine kafidir. O kimse sadık olmasa da bu, böyledir.

        Rivayet edildiğine göre Nebî (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Kime bir sıkıntı, bir üzüntü isabet eder de şu duayı okursa Yüce Allah, mutlaka onun sıkıntısını ve üzüntüsünü giderir ve yerine ona huzur verir.” Ya Resulallah, onu öğrenelim mi? diye sorulunca “Evet, onu her duyanın öğrenmesi ve ezberlemesi gerekir.” buyurdular.
217 O, dua şudur:



          Rivayetlerde yer aldığına göre; İbrahim (a.s) sabahleyin aşağıdaki duayı okur ve şöyle derdi. “Bu duayı sabahleyin okuyan, o günün şükür görevini yerine getirmiş olur. Akşamleyin okuyan da gecesinin şükrünü yerine getirmiş olur .” Dua şudur:



          Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: Kim sabah ve akşam üç defa: 

       
Razîtü Billahi Azze ve Celle Rabben ve bil İslâmi Dînen ve bi Muhammedin (s.a.v) Nebiyyen (Ben Rabb olarak Yüce Allah’a, din olarak İslam’a, peygamber olarak Muhammed’e (s.a.v) razı oldum) derse, Allah Teala’nın kıyamet günü o kimseyi razı etmesi hak olur.”218

          Mamer’in, Cafer b. Burkan’dan rivayet ettiğine göre, İsa (a.s) şu duayı okurdu :



          Ata’nın İbnu Abbas’tan rivayet ettiğine göre, Hz. Hızır’la Hz. İlyas her yıl hac mevsiminde buluşurlar ve şu duayı okuyarak ayrılırlar. Kim de bu duayı sabahleyin üç defa okursa; yangından, selden ve hırsızlıktan emin olur. Dua şudur:



          Hz. Hızır’ın (a.s) istiğfar duasının şu olduğu söylenir:



          Ehl-i hayırdan olan Said b. Ebu’r-Revha el-Cemal, bir gece bir çölde yalnız kaldığında korktuğunu ve şu olayı yaşadığını anlatmıştır:

          “Karşıma bir şahıs çıktı. Ondan daha fazla korktum. Nihayet Kur’an okuduğunu duydum. Sonra bana dedi ki: “Sana bir dua öğreteyim ki, onu okuduğunda, korkmaz ve kaybolduğunda yolunu bulursun. Ayrıca uykusuzluk çektiğinde uyuyabilirsin.” Ben Allah size rahmetiyle muamele eylesin, onu bana öğretiniz, dedim. Şunu okursun, dedi:



          Bize, Yakub b. Abdurrahman’dan nakledildiğine göre; o şöyle demiştir: Ben Muhammed b. Hassan’ı şöyle derken duydum: “Bana Maruf el-Kerhî dedi ki: “Sana yarısı dünya, diğer yarısı da ahiret için olan bir dua öğreteyim. Kim, onlarla Allah’a dua ederse duasının kabul edildiğini görür. Bunun üzerine ben: “Peki onu yazayım” dedim. “Hayır, Bekir b. Huneys’in219 bana tekrar ettiği gibi, ben de onu sana ezberleyinceye kadar tekrarlayacağım” dedi. Şu duayı okudu:




          Sonra dedi ki: Ayrıca şu duaları da oku:



          Anlatıldığına göre Utbe el-Gulam rüyada görülmüş, ve bu duaları okuması sebebiyle cennete girdiğini söylemiştir220
Bundan sonra, şu duayı da okumalıdır:



          İbrahim Sâiğ, rüyada görüldü, kendisine: “Nasıl kurtuldun?” diye soruldu: “Bu dualara devam etmiş olmamla” karşılığını verdi. 

          Şu dua da okunmalıdır. 



          Hızır’ın bu duayı Hz. Ali’ye öğrettiği söylenir.

          Ebu’l-Mu’temir diye bilinen Süleyman et-Teymî’nin “Tesbihat” duası da okunmalıdır. 

          Rivayet edilir ki Yunus b. Ubeyd, Bizans ülkesinde şehid düşen birini rüyasında gördü ve ona: “Orada en faziletli amel olarak neyi gördün?” diye sordu. O da: “Ebu’l Mu’temir’in tesbihatının Allah katında çok değeri olduğunu gördüm.” dedi.

          El-Mu’temir b. Süleyman demiştir ki: “Merhum Abdulmelik b. Halid’i rüyamda gördüm ve ona: “Nasıl muamele gördün?” diye sordum: “İyi” diye karşılık verdi. Ben: “Ne tavsiye edersin?” dedim: “Ebu’l-Mu’temir’in tesbihatı sarıl, o güzel bir tesbihattır” dedi.

          Ebu’l-Mu’temir’in tesbihatı şudur:221



          Kabul olacağı umulan “Tevbe duası” da okunmalıdır. Bize Hişam b. Urve babasından, o da Hz. Aişe’den naklettiğine göre; Hz. Aişe şöyle demiştir.

          “Yüce Allah tevbesini kabul ettiğinde Hz. Adem (a.s), Kabe’nin olduğu yeri, yedi defa tavaf etti. O zaman orada bir bina yoktu; kızıl bir kayalıktı. Sonra iki rekat namaz kıldı ve ardından şu duayı okudu:




          Adem (a.s), bu duayı okuyunca Yüce Allah ona şöyle vahyetti. “Seni affettim; senin neslinden kim bana bu dua ile niyazda bulunursa, onu da affederim, gamını kederini giderir, onu fakirlikten kurtarırım. En karlı işi yapmış olur. İstemese de dünya malı ona gelir.”222

          Rivayet edilen şu duayı da okumalıdır. Çünkü onun “İsm-i Azam” duası olduğu rivayet edilmiştir:




          Bu zikrettiğimiz dualar,223 Hz. Mustafa’dan (s.a.v), sahabeden ve hidayet rehberi alimlerimizden nakledilen dualardır. Sözü uzatmamak için onların faziletiyle ilgili bilgileri zikretmedik. Bu dualar sabah namazından sonra ve akşam güneş batmadan önce olmak üzere her gün okunur. Herhangi bir farz namazdan sonra okunduğunda da Yüce Allah’ın lütfuyla, müjdelenen fazilet ve faydalar tam olarak elde edilmiş olur.