|
ON BİRİNCİ BÖLÜM |
Bu bölümde, farz namazların önündeki ve peşindeki sünnet namazların dışında, haftanın belirli gün ve gecelerinde kılınması tavsiye edilen bazı namazları zikredeceğiz. Önce gündüz kılınması tavsiye edilen nafile namazlardan bahsedeceğiz. Sonra gece kılınması tavsiye edilen nafile namazları zikredeceğiz. GÜNDÜZ NAMAZLARI VE FAZİLETLERİ Ebu Seleme ve Ebu Hureyre’nin rivayetine göre Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Evinden çıkacağında iki rekat namaz kılarak çık ki bu namaz, seni bir kötülüğe uğramaktan korusun. Evine geldiğinde de, iki rekat namaz kıl ki bu seni kötülüğe düşmekten korusun.”351 Ebu Saîd b. Ebî Saîd, Enes b. Malik’ten Rasulullah’ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: “Kim abdest alır camiye gidip sabah namazını kılarsa, attığı her bir adım karşılığında ona bir iyilik yazılır ve bir günahı silinir. İyilikler de, on katıyla değerlendirilir. Namazı kılıp, güneş doğarken döndüğünde, vücudundaki her kıl karşılığı ona bir iyilik verilir. Kabul edelin bir hac sevabıyla döner. Namaz kılmak üzere orada oturursa, her oturuşu karşılığında ona bir milyon iyilik verilir.Yatsı namazını kılan için de aynı sevap verilir. Bu kimse kabul edilmiş bir hac ve umre sevabıyla evine döner.”352 Ata b. Yesar, Ebu Hureyre’den Hz. Peygamber’in (s.a.v) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: “Kim kıraatını, rükû ve secdelerini güzel yaparak, öğle vakti girdiğinde (güneşin zevalinden sonra) dört rekat namaz kılarsa, yetmiş bin melek onunla beraber kılar ve akşam oluncaya kadar ona istiğfar ederler.” Rasulullah (s.a.v), bu dört rekat namazı terk etmez ve onu uzatarak kılardı. Şöyle buyururdu: “Bu saatte, semanın kapıları açılır ve ben bu saatte bir amelimin yükselmesini severim.”353 Bu namaz bir selamla mı kılınır? diye soruldu. “Evet bir selamla” buyurdular.354 Rasulullah’ın (s.a.v) şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: “İkindi namazının sünnetini kılana Allah rahmetiyle muamele eylesin.”355 PAZAR GÜNÜ NAMAZI: Saîd b. Cübeyr’den, o da Ebu Hureyre’den rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Kim pazar günü, her rekatında Fatiha’dan sonra Amenerrasûlü’yü okuyarak, dört rekat namaz kılarsa; Yüce Allah ona Hıristiyanların sayısınca iyilik yazar. Ve ona bir nebinin sevabını ayrıca hacc ve umre sevabı verir; her rekatına karşılık bin namaz sevabı verir ve yine ona, her harf karşılığında cennette misk kokulu bir şehir bağışlar.” Hz. Ali’nin rivayetine göre Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurdu: “Pazar günü çok namaz kılarak Yüce Allah’ı tevhid ediniz O, tektir, hiç bir şeriki yoktur. Kim pazar günü, öğlenin farzından ve sünnetinden sonra anlatıldığı şekilde, dört rekat namaz kılarsa, Yüce Allah ihtiyacını ona verecek ve onu nasaranın içinde bulunduğu durumdan mutlaka beri kılacaktır. Birinci rekatta Fatiha’dan sonra Secde suresini; ikinci rekatta Fatiha’dan sonra Mülk sûresini okur, oturur selam verir. Sonra iki rekat daha kılar; bunların her iki rekatında Fatiha’dan sonra Cuma suresini okur, oturur, selam verir ve duasını yapar.” PAZARTESİ GÜNÜ NAMAZI Ebu’z-Zubeyr’in Cabir’den rivayet ettiğine göre Rasulullah şöyle buyurdu: “Kim pazartesi güneş yükseldiğinde, her rekatında Fatiha’dan sonra Ayete’l-Kürsi, İhlas suresi, Felak ve Nas surelerini okuyarak iki rekat namaz kılar, selam verdikten sonra, on defa istiğfar eder ve on defa da salatü selam getirirse, Yüce Allah onun günahlarının hepsini bağışlar.” Enes b. Malik’ten Rasulullah’ın (s.a.v) şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: “Kim pazartesi günü, her rekatında Fatiha’dan sonra Ayete’l-Kürsi’yi okuyarak, on iki rekat namaz kılar, sonra on iki defa ihlas suresini okur ve on iki defa da istiğfar ederse; kıyamet günü kendisine “kalk” diye çağrılır. O da, kalkar ve sevabını Yüce Allah’tan alır. Alacağı ilk ecir, bin hulle elbisesi verilmesi ve taç giydirilmesi olur. Kendisine “Cennete gir” denilir. Bunun üzerine onu hediyelerle yüzbin melek karşılar ve ona parlayan nurdan yapılmış bin sarayı gezdirirler.” SALI GÜNÜ NAMAZI Yezid er-Rekaşî’nin, Enes b. Malik’ten rivayetine göre, Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kim salı günü, gün ortalandığında, her rekatında Fatiha’dan sonra Ayete’l-Kürsi’yi ve üç defa İhlas suresini okuyarak, on rekat namaz kılarsa, yetmiş güne kadar ona hiç bir günah yazılmaz. Yetmiş güne kadar ölürse, şehid olur ve yetmiş yıllık günahı bağışlanır.” ÇARŞAMBA GÜNÜ NAMAZI Ebu İdris el-Havlanî’nin Muaz b. Cebel’den rivayet ettiğine göre Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kim çarşamba günü, gün yükseldiğinde, her rekatında Fatiha’dan sonra üç defa İhlas sûresini, üç defa Felak ve Nas sûrelerini okuyarak on rekat namaz kılarsa Arş’ın yanında bir melek ona, “ameline yeniden başla, çünkü senin geçmiş günahların affedilmiştir” diye seslenir. Yüce Allah, onun kabir azabını, kabir darlığını ve karanlığını, bir de kıyametin şiddetli durumlarını giderir. Ve o gün ondan bir nebinin ameli gibi bir amel kabul edilir.” PERŞEMBE GÜNÜ NAMAZI İkrime’nin İbn Abbas’dan rivayet ettiğine göre, Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kim perşembe günü, öğle ile ikindi arasında, şu şekilde iki rekat namaz kılarsa; Yüce Allah ona, Receb, Şaban ve Ramazan aylarını oruçlu geçirenin sevabı kadar bir sevap verir. Ayrıca o kimse bir hac yapmış gibi sevap alır. Ve kendisine Allah’a iman eden ve O’na tevekkülde bulunanların sayısınca sevap yazılır. Kılacağı namazın birinci rekatında Fatiha’dan sonra yüz defa Ayete’l-Kürsi’yi okur; ikinci rekatında ise Fatiha’dan sonra yüz defa İhlas sûresini okur ve yüz defa salatu selam getirir.” CUMA GÜNÜ NAMAZI Hz. Ali’den rivayet edilmiştir. Rasûlullah’ı (s.a.v) şunları buyururken dinledim dedi: “Cuma günü bütünüyle bir namazdır, bir duadır. Bir kul, güneş doğup, bir mızrak boyu veya daha fazla yükseldiğinde, güzelce abdest alır, iki rekat kuşluk namazını inanarak, sevabını sırf Allahtan bekleyerek kılarsa Yüce Allah, ona iki yüz iyilik yazar ve iki yüz kötülüğünü siler.” “Kim de aynı namazı dört rekat kılarsa, Allah onun cennetteki derecesini dörtyüz kat yükseltir; sekiz rekat kılarsa cennetteki derecesini sekiz yüz kat yükseltir ve bütün günahlarını affeder. On iki rekat kılarsa Allah ona bin ikiyüz iyilik yazar, bin ikiyüz kötülüğünü siler ve cennetteki derecesini bin ikiyüz kat yükseltir.” Ebu Salih’in Ebu Hureyre’den rivayet ettiği hadiste, Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kim cuma günü sabah namazını camide kılar, sonra güneş doğuncaya kadar orada oturup zikirle meşgul olursa, ona Firdevs-i Alâ’da, iki derecesi arası, hızlı koşan bir atla, yetmiş yılda kat edilecek kadar geniş olan yetmiş derece verilir. Cuma namazını kılana, yine aynı cennette ve aynı vasıflarda elli derece verilir. O gün, ikindi namazını cemaatla kılana, İsmail’in (a.s) çocuklarından, her biri ev sahibi olan sekiz köleyi alıp azad etmiş gibi, sevap verilir. Akşam namazını cemaatla kılana, kabul edilmiş bir hac ve umre sevabı verilir.” Nafî’nin İbn Ömer’den rivayetine göre Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Kim cuma günü, camiye gider ve cuma namazından önce, her rekatında Fatiha’dan sonra elli defa İhlas suresini okuyarak, dört rekat namaz kılarsa, cennetteki yerini görmeden veya kendisine gösterilmeden ölmez.” CUMARTESİ GÜNÜ NAMAZI Saîd’in, Ebu Hureyre’den rivayet ettiğine göre, Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Kim cumartesi günü, her rekatında Fatiha’dan sonra üç defa Kâfirûn suresini okuyarak, dört rekat namaz kılar ve selam verdikten sonra Ayete’l-Kürsi’yi okursa, Allah ona, her harf karşılığında, bir hac ve umre sevabı verir. Yine her bir harf karşılığında ona, gündüzleri oruçlu ve geceleri namazla geçirilen bir yıllık sevap verir. Yüce Allah ona her bir harf karşılığında şehid sevabı verir ve Arş’ın gölgesi altında, nebiler ve şehidlerle beraber olur.”356 CEMAATLA NAMAZ KILMANIN FAZİLETİ Ebu Kamil’in, Ebu Hureyre’den rivayet ettiğine göre, Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kim kırk gün namazlarını, ilk rekatlarına da geç kalmıyarak cemaatla kılarsa, yüce Allah ona, iki beraat yazar. Cehennemden beraat ve münafıklıktan beraat.” GECE NAMAZLARI VE FAZİLETLERİ Şimdi gece namazlarını ve özellikle akşam ile yatsı arasında kılınacak namazları ve bunlarla ilgili nakledilen bazı rivayetleri ele alacağız. PAZAR GECESİ NAMAZI Muhtar b. Fulful’ün rivayetine göre; Enes b. Malik, ben Rasulullah’ı (s.a.v) şöyle buyururken dinledim, demiştir: “Kim pazar gecesi, her rekatında Fatiha’dan sonra, elli defa İhlas suresini, bir defa Felak ve Nas surelerini okuyarak yirmi rekat namaz kılar, sonra yüz defa istiğfar eder, yüz defa kendisi ve ebeveyni için istiğfarda bulunur, Peygamber’e salat eder ve şunu okursa: “Eşhedu en lâihe illallah ve eşhedu enne Âdeme safvetullah tebâreke ve te’alâ ve fitratuhu ve İbrâhim Halilullah ve Mûsâ kelimullah ve İsâ rûhullah ve Muhammedun habîbu’l-lah tebarek ve t’alâ” Kendisine Allah’a çocuk isnad edenlerin ve etmiyenlerin sayısınca sevap verilir. Yüce Allah onu kıyamet günü emin olarak diriltir. Ve onu kıyamet günü kesinlikle nebilerle beraber cennetine koyar.” PAZARTESİ GECESİ NAMAZI A’meş’in rivayetine göre; Enes, Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu, demiştir. “Kim pazartesi gecesi, birinci rekatında Fatiha’dan sonra on defa, ikinci rekatında yirmi defa, üçüncü rekatında otuz ve dördüncü rekatında kırk defa İhlas suresini okuyarak, dört rekatlık bir namaz kılar, selam verdikten sonra da, İhlas suresini yetmiş beş defa okur, yetmişbeş defa da kendisi ve ebeveyni için istiğfar eder ve yetmiş beş defa Muhammed’e (s.a.v) salât getirirse, yapacağı duasını Yüce Allah, kabul eder ve ona istediğini verir.” Bu namaza “salatu’l-hace=ihtiyaç namazı” ismi verilir. Kasım b. Abdurrahman’ın Ebu Umame’den rivayet ettiğine göre, Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Kim pazartesi gecesi, her rekatında Fatiha’dan sonra on beş defa İhlas suresini, Felak suresini ve Nas suresini okuyarak, iki rekat bir namaz kılar, selam verdikten sonra da, onbeş defa Ayete’l-Kürsi’yi okur ve onbeş defa da istiğfar getirirse, Yüce Allah onun ismini, cennet ashabı içinde yazar. Cehennem ashabından olsa bile. Ve onun gizli ve açık günahlarını affeder, okuduğu her ayet karşılığında ona, bir hac ve bir umre sevabı verir. Diğer pazartesine kadar vefat ederse, şehit olarak vefat etmiş olur.” SALI GECESİ NAMAZI Bir haberde şöyle nakledilmiştir: “Kim salı gecesi, her rekatında Fatiha’dan sonra on beş defa Nasr suresini okuyarak, on iki rekat namaz kılarsa, Allah (c.c.) ona, cennette bir ev bina eder ki, eni ve boyu dünyanın yedi katı kadardır.” ÇARŞAMBA GECESİ NAMAZI Yine bir haberde şöyle nakledelmiştir: “Kim çarşamda gecesi; birinci rekatında Fatiha’dan sonra, on defa Felak suresini, ikinci rekatında Fatiha’dan sonra, on defa Nas suresini okuyarak iki rekatlık bir namaz kılarsa, semadan, yetmiş bin melek inerek Kıyamet gönüne kadar ona sevab yazarlar.” PERŞEMBE GECESİ NAMAZI Ebu Salih’in, Ebu Hureyre’den rivayetine göre, Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Kim perşembe gecesi akşam ile yatsı arasında, her rekatında Fatiha’dan sonra, beşer defa Ayete’l-Kürsi, İhlas suresi ve felak ve Nas surelerini okuyarak, iki rekatlık bir namaz kılar; namazını tamamladıktan sonra, onbeş defa istiğfar eder ve sevabını anne-babasına bağışlarsa onların hakkını eda etmiş olur. Onlara asi olsa da böyledir. Ve Allah ona, sıddıklara ve şehidlere verdiğini verir.” CUMA GECESİ NAMAZI Ebu Cafer Muhammed b. Ali’nin Cabir’den rivayet ettiğine göre, Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Kim cuma gecesi akşamla yatsı arasında, her rekatında Fatiha’dan sonra, on defa İhlas suresini okuyarak, on iki rekatlık bir namaz kılarsa, gündüzleri oruç ve geceleri namazla geçirilen on iki yıllık ibadet etmiş gibi sevap alır.” Kesîr b. Süleym’in, Enes b. Malik’ten rivayet ettiğine göre, Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Kim cuma gecesi, yatsı namazını cemaatla kılar, yatsının son sünnetinden sonra; her rekatında Fatiha’dan sonra ihlas, Felak ve Nas surelerini okuyarak on rekatlık bir namaz kılar ve sonra da, vitir namazını kılıp, sağ yanı üzere kıbleye yönelik olarak yatarsa, Kadir gecesini ihya etmiş gibi sevap kazanır.” Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Cuma gecesi ve cuma günü bana çokça salatu selam getiriniz.” CUMARTESİ GECESİ NAMAZI Enes b. Malik’ten rivayet edildiğine göre, Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Kim Cumartesi gecesi, akşam ile yatsı arasında on iki rekat namaz kılarsa, Allah ona cennette bir köşk bina ettirir. Ayrıca sanki, her mü’mine zekat ve sadaka vermiş gibi sevap alır. Yahudilikten de beri olur. Allah’ın onu affetmesi bir hakkı olur.”357 AKŞAMLA YATSI ARASINDA NAMAZ KILMAK Her akşam, akşamla yatsı arasında kılınacak bir namaz vardır. Rivayet edildiğine göre, Süleyman et-Teymî’ye bir adam şunları nakletti: “Rasulullah’ın (s.a.v) azadlısı Ubeyd’e: -Rasulullah (s.a.v) farz namazlardan başka, kılınmasını emrettiği namaz var mıdır? diye soruldu: -Akşamla yatsı arasındaki namazı emrederdi.” dedi. Muhammed b. el-Münkedir Hz. Peygamber’in (s.a.v) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: “Akşamla yatsı arasında evvabin=çok tevbe edenlerin namazı vardır.”358 Abdurrahman b. el-Esved, babasının şöyle dediğini nakleder: Akşam ile yatsı arasında Abdullah b. Mesud’un yanına her geldiğimde onu namazda bulurdum. Bu durumu kendisine sordum. Şu cevabı verdi: “Çoklarının gaflette olduğu bu vakit ne güzel bir vakittir.”359 Rasulullah’ın (s.a.) azadlısına: Hz. Peygamber (s.a.v) akşamla yatsı arasında ne yapardı? diye soruldu. O, şu cevabı verdi: -Evine geldiğinde namaz kılardı. Enes b. Malik, akşam ile yatsı arasında namaz kılardı ve: “Bu ayetle360 ifade edilen gece ibadete kalkıştır, derdi. Fudayl b. Iyaz, Eban b. Ebî Ayyaş’tan naklettiğine göre o, Enes b. Malik’in hanımına bu vakitten sordu: “Ben yatsı namazından önce uyuyordum, Enes bunun iyi olmadığını söyleyerek uyumamamı istedi. Ve “Rablerine yalvarmak üzere, onların vücutları yataklarından uzak kalır.”361 ayeti bu vakitle ilgilidir, dedi. Ahmed b. Ebi’l-Havarî anlatır: Ebu Süleyman ed-Dârânî’ye gelerek: “Gündüz oruç tutup akşam oturuyorum. Size göre böyle yapmam mı, yoksa nafile oruç tutmayıp akşamla yatsı arasını ibadetle geçirmem mi daha iyidir?” dedim. Hazret: “En iyisi her ikisini yapmandır.” dedi. “Mümkün olmazsa!” dedim: “O zaman oruç tutma, akşam ile yatsı arasında namaz kıl.”dedi. Hişam b. Urve, babasından naklen demiştir ki: Hz. Aişe, Rasulullah’ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu anlattı: “Namazların Allah katında en faziletli olanı, akşam namazıdır. Onu ne yolcu için, ne de mukim için kısaltmıştır. Kim akşam namazını kıldıktan sonra, iki rekat daha kılarsa, Allah ona cennette iki köşk bina ettirir. (Hz. Aişe bunlar altından mı, gümüşten mi bilemiyorum dedi) Kim de dört rekat kılarsa, Allah onun yirmi yıllık günahını affeder. (veya kırk yıllık günahını affeder)” buyurdu. Ebu Seleme’nin, Ebu Hureyre’den rivayet ettiğine göre, Resulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Akşam namazından sonra altı rekat namaz kılan kimse bir yıllık ibadete denk sevap alır. Veya Kadir gecesini ihya etmiş gibi olur.”362 Saîd b. Cubeyr’in, Sevban’dan şunu naklettiği rivayet olunur. Resulullah (s.a.v) şöyle buyurdu. “Kim akşam namazını kıldıktan sonra, yatsıya kadar namaz kılmak ve Kur’an okumak için camide kalır, lüzumsuz birşey konuşmaz ise, Yüce Allah mutlaka onun için cennette iki köşk yaptırır. Bu köşklerin arasındaki genişlik, yüz yıllık bir mesafe kadardır. Aralarında öyle ağaçlar vardır ki dünyada yaşayanların hepsini gölgesine alabilecek kadar büyüktürler.”363 Muhammed b. Haccac, Abdulkerim b. Haris’ten nakleder. O demiştir ki: Ben Rasulullah’ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu işittim: “Kim akşamla yatsı namazı arasında, on rekat namaz kılarsa, Allah onun için cennette bir köşk inşa ettirir.” Bunun üzerine Hz. Ömer: “O halde ya Resulellah, biz de köşklerimizi artırırız” dedi. Rasulullah (s.a.v): “Allahu Ekber! Allah daha fazla verir, daha fazla bağışlar.” buyurdu.364 Ebu Aişe es-Sa’di ve Ebu Hafs el-Avfî’nin Enes b. Malik’ten rivayet ettiklerine göre, Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Kim akşam namazını cemaatle eda eder, sonra iki rekat daha kılar; bu arada herhangi bir şey konuşmaz. Birinci rekatta Bakara suresinin evvelinden 10 ayet, ortasından “Ve ilâhukum ilahun vâhidun lâ ilahe illâ huve’r-rahmanu’r-rahîm” diye başlayıp, devam eden iki ayetini ve onbeş defa İhlas süresini okur, sonra rukü ve secdesini yapıp ikinci rekata kalkar, ikinci rekatta da Fatihadan sonra Ayete’l-Kürsiyi, “Ve ülâike ashâbu’n-nârı hum fîhâ hâlidûn” ayetinin sonuna kadar okur. Ayrıca Bakara suresinin sonundaki: “Lillahi mâ fi’s-semavâtı” ile başlayan ayeti sonuna kadar okur ve ardından on beş defa İhlas suresini okursa, Cenab-ı Hak, onun için Adn Cennetlerinde, inciden ve yakuttan bin şehir inşa eder. Her şehirde bin köşk, her köşkte bin ev, her evde bin oda bulunur. Her odada da bin suffe, her suffede bin çardak, her çardakta bin yatak bulunur ki, bunlar çeşitli mücevherattan yapılmıştır. Her sedir üzerinde de, bin yatak vardır. Bunların iç kısımları sedeften ve dış kısımları da, parlayan nurdan yapılmıştır. Her tarafında bin merdiven bulunur. Yataklar üzerinde huri zevceler oturur ki, onları vasfetmek mümkün değildir. En güzel vasıfların üzerinde bir cemale ve kemale sahip bulunurlar. Onları her gören mukarreb melek ve her nebi güzelliklerine hayran kalır. Sedirin her iki tarafını dolduran bu hurilerden her birinin üzerinde, şeffaf bir lüks elbise bulunur ki, hiç biri diğerinin görünmesini engellemez. Bu arada her hurinin teni, yakut tesbihi ipliğinin görülmesi gibi güzel görünür. Yine onlar beyaz kase içindeki, kırmızı içeceğin dışarıdan görüntüsünü andırır. Bu zevcelerden her biri için yüz bin hizmetçi, yüzbin cariye ve ayrıca sarayın korunması için de, yüz bin emniyet görevlisi bulunur. Bunlar her bir zevce için olup, zevci için olanlar bunun dışındadır. Her çardakta bir tesnîm ve bir kevser nehri bulunur. Yine orada kafur pınarı, zencebil pınarı ve selsebil pınarı bulunduğu gibi, Tuba ağacından bir dal ve Sidretü’l-Münteha’dan bir dal da bulunur. Her çardakta yüzbin inci ve yakuttan yapılmış yüzbin sofra bulunur. Bunlardan genişliği en dar olanı, dünya genişliğinin iki katı kadardır. Her sofra üzerinde bin yemek tabağı bulunur. Bunlar, mücevher ve inci ile örülmüş altından yapılmışlardır. Her bir tabakta yüzbin çeşit yemek bulunur ki, bu yemeklerin renkleri, tadları, kokuları ayrı ayrıdır. Ayrıca Yüce Allah, mü’min olan her veli kuluna öyle bir kuvvet verir ki, bütün bu yiyecekleri yiyebilir ve bu kadar da su içebilir. Dünya günlerinden bir günlük bir süre içerisinde, bu zevcelerinin her birini dolaşır.365 Melik, Vehhab ve her dilediğine gücü yeten, alemlerin Rabbi o Yüce Allah’ı tenzih ve tesbih ederiz. Abdurrahman b. Mansur, Sa’d b. Saîd’den, o da Kürz b. Vebre’den rivayet etmiştir. Ebdalden biri olan Vebre şöyle demiştir: Bir gün Hızır’la (a.s) karşılaştım. Kendisine: -Bana gece yapabileceğim bir amel öğretir misin? Diye sordum. Şu cevabı verdi: -Akşam namazını kıldıktan sonra yatsı namazını kılıncaya kadar, hiç konuşmadan namaz kıl ve kendini bütünüyle namaza ver. İki rekatta bir selam ver. Kıldığın bu namazının her rekatında, Fatihadan sonra yedi defa İhlas süresini oku. Yatsı namazını bitirdiğinde evine dön. Yine kimseyle konuşmadan iki rekat namaz kıl. Her rekatında Fatiha’yı okuduktan sonra, yine yedi defa İhlas suresini oku. Bu namazı bitirdikten sonra secdeye kapan ve yedi defa istiğfar et. Hz. Peygamber’e (s.a.v) yedi defa salat-ü selam getir, sonra yedi defa şunları oku: “Subhanellahi ve’l-hamdulillahi ve lâ ilâhe illallahu valllahu ekber velâ havle velâ kuvvete illâ billahi’l-aliyyi’l-azîm” Ardından başını secdeden kaldır, otur ve ellerini açarak şu duayı yap: “Yâ Hayyu Yâ Kayyûm Yâ ze’l-celâli ve’l-ikrâm Yâ ilâhe’l-evvelîn ve’l-âhirîn Yâ Rahmane’d-dünyâ ve’l-âhireh ve rahîmehumâ Yâ Rabbi Yâ Rabbi Yâ Allah Yâ Allah” Bundan sonra, yine ellerin açılmış olarak kalk ve yine bu duayı oku. Sonra sağ tarafınla kıbleye dönmüş olarak yat. Hz. Peygamber’e (s.a.v) salat-ü selam getir. Uyuyuncaya kadar buna devam et. Bunun üzerine ben: “Bu duayı kimden öğrendiniz? Bana bildirmenizi istiyorum.” Diye rica ettim. Şu cevabı verdi: -Ben, Hz. Muhammed (s.a.v, bu duayı ashabına öğretirken oradaydım. Ona vahiy yoluyla bildirilmiştir. O sırada Mina’da bulunuyordu. O halde, O’na bu duayı kim öğrettiyse ben de ondan öğrendim.” Denilmiştir ki: Kim bu namaz ve duaya inanarak ve samimi olarak devam ederse, dünyadan ayrılmadan Rasulullah’ı (s.a.v) rüyasında görür. Nitekim buna devam eden İbrahim et-Teymî rüyasında cennete girmiş ve orada Peygamberleri ve Rasulullah’ı (s.a.v) görmüştür. Onunla konuşmuş ve bu duayı ondan dinlemiştir. Bunun başka birçok faziletleri daha vardır. Fakat sözü daha fazla uzatmamak için, bu kadarla yetiniyoruz. |