HAŞR HAKKINDA
Süheyl
İbnu Sa'd radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm buyurdular ki:
"Kıyamet
günü insanlar beyaz, bembeyaz, has unun çöreği gibi bir yerde
toplanacaklar. Orada hiç kimsenin bir işareti (evi, bağı vs.)
olmayacak."
Buhari, Rikak 44; Müslim,
Münafikun 28, (2790).
İbnu
Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm:
"Sizler
Allah'a yalınayak, bedenleriniz çıplak ve kabuklu (sünnet edilmemiş)
olarak haşr olunacaksınız!" buyurdular."
Bir diğer
rivayette İbnu Mes'ûd şöyle demiştir: "Resûlullah
aleyhissalâtu vesselâm va'z etmek üzere aramızda doğruldu ve dedi
ki:
"Ey insanlar!
Sizler (Kıyamet günü) Allah'ın yanında yalınayak, çıplak
ve kabuklu olarak toplanacaksınız. (Sonra şu ayeti okudu:) "İlk
yaratışa nasıl başladı isek, üzerimizde hak bir vaad
olarak yine onu iade edeceğiz..." (Enbiya 104). Haberiniz olsun, o gün
ümmetimden bazı kimseler getirilir ve sol tarafa alınırlar.
Bunun üzerine ben:
"Ey Rabbim!
Bunlar ashabımdır!" derim. Bana:
"Sen
bilmiyorsun, bunlar senden sonra neler yaptılar" denilir. ben sâlih
kul (İsâ)'nın dediği gibi diyeceğim:
"Ben içlerinde
bulunduğum müddetçe üzerlerinde bir kontrolcü idim. Fakat vakta ki sen
benni (içlerinden) aldın, üstlerinde nigehbân yalnız sen oldun. (Zaten)
sen (her zaman) her şeye hakkıyla şâhidsin. Eğer
kendilerine azab edersen şüphe yok ki onlar senin kullarındır. Eğer
onları affedersen mutlak gâlib ve yegâne hüküm ve hikmet sahibi olan da
hakikaten sensin sen" (Mâide 117-118).
Resûlullah
aleyhissalâtu vesselâm devamla dedi ki:
"Bunun üzerine
bana: "Onlar, sen aralarından ayrıldığın günden
beri, dinden yüz çevirmeye hiç ara vermediler!" denilecek."
Bir rivayette
şu ziyade var: "Ben: "Rahmetten uzak olsunlar, rahmetten uzak
olsunlar!" derim."
Buhari, Rikak 45,
Enbiya 8, 44, Tefsir, Maide 14, 15, Tefsir, Enbiya 2; Müslim, Cennet 57,
(2860); Tirmizi, Kıyamet 4, (3329); Nesai, Cenaiz 118, (4, 114).
Ebu Hureyre
radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm
buyurdular ki:
"Kıyamet
günü insanlar üç sınıf olarak haşrolunurlar:
-Yayalar sınıfı,
-Binekliler sınıfı,
-Yüzü üstü sürünenler
sınıfı."
Aleyhissalatu
vesselam'a soruldu: "Ey Allah'ın Resûlü! Bunlar yüzleri üzerine
nasıl yürürler?" Şu cevabı verdiler:
"Onları
ayakları üzerine yürüten Zât-ı Zülcelal, yüzleri üzerine yürütmeye
de kâdirdir. Ancak bilesiniz, bu yüzleri üstü yürüyenler, önlerine çıkan
her engele, her dikene karşı kendilerini yüzleriyle korumaya çalışırlar."
Tirmizi, Tefsir,
Beni İsra'il (İsra), (3141).
Hz. Ebu
Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm buyurdular ki: "İnsanlar Kıyamet günü üç hal üzere
haşrolunurlar:
1. İstekliler,
korkanlar.
2. İki kişi
bir deve üzerinde olanlar, üç kişi bir deve üzerinde olanlar, dört kişi
bir deve üzerinde olanlar, on kişi bir deve üzerinde olanlar.
3. Geri kalanları,
ateşe tapanlar. Cehennem, onların kaylûle yaptığı
yerde onlarla kaylûle yapar, geceledikleri yerde onlarla birlikte geceler,
onların sabahladıkları yerde onlarla sabahlar, onların akşamladıkları
yerde onlarla beraber akşamlar."
Buhari, Rikak 48; Müslim,
Cennet 59, (2861); Nesai, Cenaiz 118, (4, 115, 116).
Yine Ebu
Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm buyurdular ki:
"İnsanlar
Kıyamet günü öylesine ter akıtırlar ki, bu terler yerin içinde
yetmiş zirâ'lık derinliğe kadar iner ve bu ter (yer üstünde de
birikerek insanları konuşamaz hale getirmek üzere ağızlarına)
gem vurur ve kulaklarına kadar ulaşır."
Buhari, Rikak 47; Müslim,
Cennet 61, (2863).