Kadir Gecesi ve Fazileti

Kadir Gecesi ve Fazileti

Zaman ve mekânlar, kendilerinde meydana gelen önemli olaylarla değer kazanırlar. Kadir gecesini bu derece değerli kılan en önemli özellik de Kur’ân-ı Kerîm’in bu gece indirilmeye başlanmış olmasıdır. Kur’an’ı Kerîm’in nüzûlü ve Peygamberimiz’in [s.a.v] insanlığa son peygamber olarak gönderilmesi, dünya tarihinin en önemli hadisesidir. Kur’ân-ı Kerîm’de bu gece hakkında şöyle buyrulmaktadır:
Şüphesiz, biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu bilir misin? Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Ruh (Cebrâil) o gecede, Rab’lerinin izniyle her türlü iş için iner de iner. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir” (Kadr 97/1-5).

Enes b. Mâlik [r.a] Resûlullah’ın [s.a.v] şöyle buyurduğunu rivayet eder:
Kadir gecesi olunca, Cebrâil [a.s] meleklerden bir cemaat ile iner; ayakta ibadet eden (namaz kılan) veya oturarak Allah’ı zikreden her kula dua eder ve selâm verirler.” (Beyhakî, Şuabü’l-İmân)

Kadir Gecesinin Fazileti
Hz. Peygamber [s.a.v] şöyle buyurmuştur:
Kim bütün ramazan ayı boyunca akşam ve yatsı namazını (ve teravihi) cemaatle kılarsa, muhakkak Kadir gecesine rast gelir ve o gecenin bereketinden büyük pay sahibi olur.” (Beyhakî, Şuabü’l-İmân)
Bir başka rivayette de şöyle buyrulmuştur:
مَنْ قَامَ لَيْلَةَ الْقَدْرِ إِيمَاناً واحْتِسَباً غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ
Kim, inanarak ve sevabını Allah’tan bekleyerek Kadir gecesini ibadetle ihya ederse, geçmiş günahları affedilir.’’ (Buhârî, Terâvih, 1; Müslim, Müsâfirîn, 174)
İbn Abbas [r.a] Kadir gecesinde meydana gelen bazı hadiselerden bahsetmektedir: “Kadir gecesi olduğu zaman Allah Teâlâ Cebrâil’e [a.s] yeryüzüne inmesini emreder. O da bir grup melekle beraber yeryüzüne iner. Melekler beraberinde getirdikleri yeşil sancağı Kâbe’nin üzerine dikerler. Bu sancağın bin kanadı vardır. Bunlar içinde iki kanadı vardır ki, açıldıkları takdirde doğu ile batı arasını kaplarlar. Nihayet bu iki kanat da açılır. Cebrâil [a.s] ve diğer melekler bu geceyi ihya edenlere, namaz kılanlara, dua edenlere selâm verirler. Onlarla musafahalaşırlar. Dualarına, ‘âmin, âmin’ diye katılırlar. Bu durum şafak sökene kadar devam eder. Güneş doğduğunda Cebrâil [a.s] diğer meleklere,
– Haydi! Yolculuk vakti, diye seslenir. Melekler,
– Ey Cebrâil! Allah Teâlâ ümmet-i Muhammed’in ihtiyaçları noktasında ne yaptı? Onlara nasıl muamelede bulundu, diye sorarlar. Cebrâil [a.s] şöyle cevap verir:
– Allah Azze ve Celle onlara rahmet nazarıyla baktı. Şu dört zümre hariç hepsinin affetti ve günahlarını bağışladı:
1. İçki içmeye devam edenler.
2. Anne babasına isyan edenler.
3. Akrabalarıyla bağlarını koparanlar.
4. Kin güdüp düşmanlık besleyenler.” (Beyhakî, Şuabü’l-İmân)

Kaynak: Üç Aylar, Semerkand Yayınları





YORUMLAR

  1. Allahu Teâlâ razı olsun faydalı bilgi için.

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir